top of page

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Öyleyse sen doğru bilgi ver /Kur’an’ı anlat/! Sen sadece doğru bilgi vermekle görevlisin.
Sen onları zorla hizaya getirecek değilsin!
(Ğaşiye Suresi 88/21;22)

Gümüş Astarlı Bulut

İSLAM'DA KİBİR

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin ki size karşılık vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler boyunlarını bükmüş olarak cehenneme gireceklerdir."
(Mü'min Suresi 40/60)

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Musa da şöyle dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her bir kibirliden, hem benim Rabbim hem de sizin Rabbiniz olana sığındım."
(Mü'min Suresi 40/27)

Kibir; Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik, gurur. Nefsin kendisinin yüksek bir seviyede olduğunu düşünmesi ve kendini büyük görmesidir. Yukarıda ki ayetlerden ve okuyacağımız ayetten de anlaşılacağı üzere Kibir dinimiz İslam da büyük hatalardan kabul edilmektedir.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
O azap, siz farkında değilken, ansızın başınıza gelmeden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur’an’a) uyun.”
Yoksa (o gün) kişi şöyle der: “Allah’a karşı işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Gerçekten ben alay edenlerdendim.”
Ya da şöyle der: “Keşke beni Allah yola getirseydi, o zaman ben de kesinlikle kendini yanlışlardan koruyanlardan olurdum.”
Yahut azabı gördüğü sırada şunu der: “Keşke bir fırsatım daha olsa da güzel davrananlardan olsam!”
Hayır, hayır! Ayetlerim sana kesinlikle geldi, ama sen onlar karşısında yalana sarıldın, büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.
(Zümer Suresi 39/55;56;57;58;59)

Ayette işaret edilen “büyüklük” hatasına düşen İnsan; çoğu zaman kendinin ne olduğunu, neden yaratıldığını, ne için yaratıldığını ve ne yapması gerektiğini bilmezlikten gelir. Kendisinin küçük, zayıf bir varlık olduğunu, okuyacağımız ayette görüleceği üzere gücün kendisinden değil, gücün birinci kaynağı olan Allah'tan ve Allah'a bağlılıktan kaynaklandığını unutur. Çıkarlarına ters düştüğü için veya başka nedenlerle bu kaynakla olan bağını koparan insan her şeyi yağabileceğine, her şeye güç yetireceğine inanmaya başlar.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
O, yarattığı her şeyi güzel yaratandır. İnsanı yaratmaya çamurdan başlamıştır.
Sonra onun soyunu bir özden; dayanıksız bir sudan /sıvıdan/ oluşturmuştur.
Sonra insana son şeklini vermiş, içine ruhundan üflemiş, sizin için dinleme yeteneği, basiret /ileri görüşlülük/ ve gönüller oluşturmuştur. Görevlerinizi ne kadar az yerine getiriyorsunuz!
(Secde Suresi 32/7;8;9)

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Kim güç ve şeref isterse bilsin ki bütün güç ve şeref, Allah’ın elindedir. Güzel söz ona yükselir. O sözü de iyi iş yükseltir. Kötü plan kuranlar için çetin bir azap vardır. Onların planları boşa çıkacaktır.
(Fatır Suresi 35/10)

Allah’ın verdiği güç, şeref gibi nimetler ile -bu nimetler maddi olabileceği gibi her türlü ilmi nimette olabilir- bazı insanlar Allah’ın kulu olduğunu unutup; bunların ya da bu nimetleri kendilerine sağladığını düşündükleri diğer varlıkların kulu olurlar.

İşte bu tür insan başını alıp gider. Büyüklendikçe büyüklenir, yükselir, şişer, kabarır, göğsünü kibir doldurur. Bu kibir yüzünden helak olan, şeytanlaşan İblis gibi olur ve şeytanlaşarak, şeytandan alır bu büyüklük taslayışını. Şeytan'a şeytanlaşanlara ait bir özellik olan kibir, Allah’ın selamı üzerine olsun Hazreti Âdem’e İblis’in secde etmesini engellemişti.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Allah: “Âdem! Meleklere şunların isimlerini /özelliklerini anlat/!” dedi. Âdem onlara o isimleri anlatınca, “Size dememiş miydim, ben göklerin ve yerin gaybını /gizlisini saklısını/ bilirim. Neyi açığa vurduğunuzu, (içinizde) neyi sakladığınızı da bilirim.” dedi.
Meleklere “Âdem’e secde edin /onun karşısında saygıyla eğilin/!” dediğimizde hepsi hemen secde etti, İblis hariç. O direndi, büyüklendi ve kâfirlerden oldu.
(Bakara Suresi 2/33;34)

Secde etmeyen O şeytan ki; haset edip kibirlenmiş ve bu kibrinden vazgeçmemiş, insanın başına musallat olmuş, okuyacağımız ayette görüleceği üzere ona yanaşmış, yanaşmaya devam etmiş ve yanaşmaya devam edecektir.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
İblis dedi ki: “Madem beni azdırdın, ben de onlar için, kesinlikle senin doğru yolunun üstünde oturacağım.
Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım. Onların çoğunu, şükretmeyen /sana karşı görevlerini yerine getirmeyen/ kişiler olarak göreceksin.”
Allah dedi ki: “Değersizleştirilmiş ve kovulmuş olarak çık buradan! Hele onlardan biri sana uysun, kesinlikle sizi topluca cehenneme doldururum.”
Âdem! Sen ve eşin şu bahçeye yerleşin. İstediğiniz yerden yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa yanlış yapanlardan olursunuz.”
Şeytan her birinin bedenindeki örtülü yerleri kendilerine göstermek için onlara fısıldayıp şöyle dedi: “Bakın, Rabbiniz bu ağacı size sırf ikiniz de hükümdar ya da ölümsüzleşenlerden olursunuz diye yasakladı.
İkisine de şöyle yemin etti: “Ben sadece sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim.”
Böylece ikisini de kandırıp bulundukları yerden indirdi. O ağaçtan tattıklarında ikisinin de bedenleri kendilerine göründü. Bahçenin yapraklarını üst üste koyup örtünmeye başladılar. Rableri onlara şöyle seslendi: “İkinize de bu ağacı yasak etmedim mi? ‘Şeytan, ikinizin de açık düşmanıdır’ demedim mi?”
(A'raf Suresi 7/16;17;18;19;20;21;22)

Allah’ın selamı üzerine olsun Hazreti Âdem ve eşini yoldan çıkarmakla kalmayan şeytan; insanlara yaratılış amacının ne olduğunu ve kendini bekleyen akıbet hakkında gerçek bilgisi olsun diye doğru yolu gösteren Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelmeyi süslü göstermiş; insan da bilerek bu süslü yola girmiştir.

Bu süslü yolda ayetler hakkında dahi mücadeleye girişir ve büyüklenir hale gelen insan da şeytanlaşmıştır. Oysa bu ayetler fıtratın yani yaratılış kanun ve kurallarının diliyle fıtrata hitap eden gerçeklerdir. Şeytanlaşan insan bu tür tartışmaları yaparken menfaatlerine ters geldiği için değil de başka nedenlerden dolayı mücadele ettiğine kendisini ve insanları inandırmaya özen gösterir. Kullarını bilmekte olan yüce Allah bunun yalın kibir olduğunu belirtmektedir.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Onlar, kendilerine gelmiş bir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaya girenlerdir. Bu davranış, hem Allah katında hem de inanıp güvenenler katında ne büyük öfke sebebidir! Allah, kibirli ve zorba olan herkesin kalbinde işte böyle bir tabiat oluşturur.
(Mü'min Suresi 40/35)

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Allah’ın ayetleri hakkında tartışmaya girenleri görmedin mi? Nasıl oluyor da başka tarafa döndürülüyorlar?
Onlar hem bu Kitap karşısında hem de (önceki) elçilerimizle gönderdiklerimiz karşısında yalana sarılanlardır. İleride öğrenecekler, boyunlarındaki halkalarla ve zincirlerle sürüklenirlerken, şiddetli bir sıcaklıkta (iken öğrenecekler)… Sonra ateşin içine doldurulacaklar.
(Mü'min Suresi 40/69;70;71;72)

Allah’ın çeşitli şekillerde kendisini uyarmasına rağmen İnkârcı olduğunu bir türlü kabul etmeyen ve kalbinde bu tabiat oluşan insanın inanmasını engelleyen kibridir. Bu tabiat oluşmasına rağmen; Allah tarafından yine çeşitli şekillerde doğru yol gösterilen İnsanı daha da tartışmaya iten de bu kibridir.

Allah’ın ve ayetlerinin gerçekliği hakkında ortaya koyacağı bir belgesi de yoktur. Bütün sermayesi bu yalın kibridir. Bu kibir; büyüklük taslama ve/veya olduğundan daha büyük görünme, farklı olma isteği, hak etmediği veya gerçekten layık olmadığı bir yere gelmeye çalışma, hak etmediği bir yerde kalmaya çalışma gibi nedenlerden kaynaklanmakta ve Allah’a kulluğu önemsememektedirler.

Bu önemsememenin sonucu ve bu sonuçtan kurtulma yolu aşağıda ki ayetlerde de görüleceği gibi bizlere Kur’an’da bildirilmiştir.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Kimi insanlar, bir bilgiye, bir rehbere ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah hakkında tartışmaya girerler.
Bunu, Allah’ın yolundan saptırmak için kibirli bir hale bürünerek yaparlar. Böyle birinin hakkı bu dünyada rezil olmaktır. Kıyamet /mezardan kalkış/ gününde de ona yangın azabını tattıracağız.
(Hac Suresi 22/8;9)

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Allah'a kulluk edin. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya iyilik edin. Akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve hâkimiyetiniz altında bulunan esirlere de iyilik edin. Allah, kendini beğenen ve övünen hiç kimseyi sevmez.
(Nisa Suresi 4/36)

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini hizmetinize soktuğunu, nimetlerini size açıktan ve gizli olarak tastamam verdiğini görmediniz mi? Kimi insanlar bir bilgiye, bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah hakkında tartışmaya girerler.
Onlara "Allah'ın indirdiğine uyun!" denilince "Hayır! Biz, atalarımızı hangi yol üzerinde bulduysak ona uyarız." derler. Şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı (uyacaklar)?
(Lokman Suresi 31/20;21)

Alevli ateşin azabından kurtulmak için ölüm gelmeden tövbe etmek /hatalardan dönüş yapmak/ ve hayra harcamak gerekmektedir.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
(Ey Muhammed!) Onların hepsinin mallarından sadaka al. Bu sadaka ile onları hem arındırmış hem geliştirmiş olursun. Ayrıca onlara sürekli destek ol; çünkü senin desteğin onların içlerini rahatlatır. Daima dinleyen ve bilen Allah’tır.
Kullarının tövbesini /yaptıkları dönüşü kabul edenin de sadakaları alanın da Allah olduğunu öğrenmediler mi? Tövbeleri /dönüşleri kabul eden ve ikramı bol olan Allah’tır.
(Tevbe Suresi 9/103;104)

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Sizden birine ölüm gelip çatmadan önce size rızık olarak verdiğimiz şeylerden hayra harcayın; yoksa (harcama yapmadan) ölen kişi şöyle der: "Rabbim, ölümümü kısa bir süre geciktirsen de sadaka /zekât verip iyilerden olsam!"
Bir kimsenin eceli geldiğinde Allah onun ölümünü asla geciktirmez. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır.
(Münafikun Suresi 63/10;11)

Yazımızda ki ayetler sadece örnek niteliğinde paylaşılmıştır. Allah; Kur’an’da ki tüm ayetler ile bir bütünlük içerisinde doğru yolunu bize açıklamaktadır. Kur’an anlayarak, düşünüp akıl edilerek okunursa doğru yol net olarak anlaşılır.

islamdan.com

Gerek sitemizde yayınladığımız konular olsun, gerekse başka kaynaklardan din konusunda söylenen şeyleri mutlaka Kur’an bağlamında değerlendirin.

Sadece bilgi vermek amaçlı olup, yazılanlar fetva niteliği taşımamaktadır.

İslam’dan © 2025

Öğrenmek / Öğüt Almak

bottom of page