Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
İnanıp güvenmiş ve iyi işler yapmış olanları ise içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız; orada ölümsüz olarak sonsuza dek kalacaklardır. Orada onların tertemiz eşleri olacak ve onları uzayıp giden gölgelikler içine sokacağız.
(Nisa Suresi 4/57)

MİRAC - İSRA
Allah’ın selamı üzerine olsun Hazreti Muhammed'in bir gece Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya yaptığı yolculuğa, göklere yükselmesine MİRAC, İSRÂ denilir.
Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Bir kısım ayetlerini göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketli kıldığı el-mescidü'l-aksâya /en uzak mescide/ çıkaran Allah, bütün eksikliklerden uzaktır. O, daima dinleyen ve görendir.
(İsra Suresi 17/1)
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adı ile
Ortaya çıktığında o yıldıza (kutup yıldızına) yemin olsun ki
Arkadaşınız doğru yoldan sapmadı, yanlış kurgulara da kapılmadı.
O, kendi arzusuna göre konuşmuyor.
Konuştuğu o şey, kendisine yapılan vahiyden /Kur’an'dan/ ibarettir.
Onu ona, pek güçlü olan (Cebrail) öğretti.
Heybetli olan (Cebrail)... Gerçek görüntüsü ile doğruldu.
O sırada o, en yüksek ufukta (Nur Dağı’nda) idi.
Sonra yaklaştı ve aşağıya süzüldü.
(Muhammed’e) İki zira (yaklaşık bir kol mesafesi) kadar hatta daha da yaklaştı.
Sonra o, vahyedeceği şeyi, Allah’ın kuluna (Muhammed’e) vahyetti.
Gördüğü şeyi gönlü yalanlamadı.
Şimdi siz, (Muhammed’in) gözüyle gördüğü şey üzerinde onunla tartışıyor musunuz?
(Muhammed) Cebrail’i (gerçek görüntüsüyle) bir defa daha gördü.
Sidret’ül-müntehâ’nın yakınında.
Onun yakınında Cennet’ül-me’vâ /yerleşip kalınacak Cennet/ vardır.
O sırada Sidre’yi (Sidret’ül-müntehâyı) kaplayan şey kaplıyordu.
(Muhammed’in) Gözü başka tarafa kaymadı, haddini de aşmadı.
O, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gerçekten gördü.
(Necm Suresi 53/1;2;3;4;5;6;7;8;9;10;11;12;13;14;15;16;17;18)
Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Bir gün sana: “Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır.” demiştik. Sana gösterdiğimiz o şeyi insanlar için sadece fitne /imtihan/ sebebi kıldık. Kur’an’daki lanetli ağacı da öyle. Biz onları korkutuyoruz; ama bu, onlardaki büyük taşkınlığı artırmaktan başka bir işe yaramıyor.
(İsra Suresi 17/60)
Kandil Geceleri Peygamberimizden çok sonra Mısır ve Kudüs’te kutlanmaya başlanmış, daha sonra diğer bölgelere yayılmıştır. Osmanlı padişahı II. Selim döneminde (1566-1574) camiler aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılarak kutlandığı için bu gecelere kandil geceleri denilmiştir. (İslam Ansiklopedisi)
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile
Yoksa onlara (Mekkelilere), bundan /Kur’an’dan/ önce bir Kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
Aslında onların dedikleri şudur: “Biz atalarımızı bir inanç üzere bulduk. Biz elbette onların izindeyiz, doğru yoldayız.”
(Zuhruf 43/21;22)



